Kalbime Saplanan Bıçak
Sevda ürkekse yangın çok büyüktür, bunu anlıyor musun? Anlayamazsın, anlamak dahi istemezsin. Senden anlayış beklemem, buna hakkım dahi yok. Sevda bir ağaç tohumu gibi ekilmişken kalbime, kökleri derine dağılmış, gövdesi ayrı dallanmış durumda…
Gündem Arşivi Gönüllü Emekçilerine, Merhabalar…,
Yüreğimden o can yüreklerinize, umarsız ve bitimsiz sevgimle…, Merhabalar sevgili canlar, MERHABALAR…, Yüreğimin sesine kulak vererek, kendime ve bu vesileyle tek, tek her birinizin sağ duyusuna ve engin hoşgörüsüne sığınıp, güvenerek sevginin ışıttığı…
Düzgün Tıkırında…!
Oldum, olası hep düşünürdü… Hangi akla hizmetle, kimin ümmeti, kimin kulu olarak koymuşlardı… Soy adının TIKIRINDA olmuşluğunda, sanki başka isim yokmuş gibi… ” – Düzgün TIKIRINDA!” Doğdu, doğalı, değil.. Gönlünce ve mutlu-mesut, düzenli,…
Ölü Zambaklar Vadisi…
Doğumdan başlar, ölümle bile bitmez insanoğlunun hayatına dair söylenenler, beklenenler, beklentiler, yaşanılanlar sarmalı… Hatta mutluluklar, mutsuzluklar, hüsranlar, yitiklikler ve savruluşlar demeti… Böylesi garabetler zincirinde, gerçeğin, yanılgıların ve drama varan yaşantılar karanlığının … Özcesi,…
Hangimiz…
Bir çamur deryasından geçildiğinde… Nasıl kaçınılmazsa kirlenmek… Bir dumana tutulunca, nasıl kokarsa issi, issi eller… Sonbaharı yaşayınca, çoklukla nasıl yaprak dökerse ağaçlar… Bela, şer ve kötülük kol gezerek… Esir alıp, talan etmişse sokağı,…
Ömrümün; Zamanın Ve Leyl’in Harında Yanmışlığında…!
ŞİİR, ÖMÜRLÜĞÜN DE BUGÜNÜ DÜNE,DÜNÜ YAŞANMIŞ GERÇEKLİĞİNDE BUGÜNE TAŞIRKEN ZAMANA,ÖMÜRLERE VE DUYGULARA,OLAYLARA KÖPRÜ OLUR… 30 Ocak 2011, 20:26 ÖMRÜMÜN; ZAMANIN VE LEYL’İN HARINDA YANMIŞLIĞINDA…! Akıp giden zaman ırmağında, çağların bağrında… Sürülüp savrulan, solgun…
Vatan Denen, Garibinde…
Aynacılar çarşısında, aynasızlar volta atıyorsa… Bil ki… Vukuatlar ile failler ve zanlılar da, istibdat haddi aşılmış… Vakayı adliyelik işler, çoğalmış… Meydan, farelerle… Muhbir, gammaz, ispiyoncu cümlesinden… Nam-ı değer, DİK KUYRUKLU ÖTLEĞEN KUŞLAR’a kalmış……
Asılsız-Astarsız Nice Destan..!
Boyun eğdi ölüme, bilinen, bilinmeyen istisnasız tüm canlılar… Gelişi, yaşanışı, nedenleri, betimlenip-adlandırılışı farklı, farklı da olsa… Değişmeyen gerçekliğiyle, sonucu hep aynıdır… Sonucu hep aynıdır… İster zoraki göç sayın, isterseniz kendinizce adlandırıp, kılıf-layın… Olmadı…
Hayatın Adı
HAYATIN ADI… ” – NAFİLE VOLTALAR DA, ÖMÜR TÜKENEN YOLCULUK OLDU…!” Bana benzeyen, niceleri gibi… Düşlerimin, hayallerimin hüsran olup, çıkmışlığın da… Ömrümün güzüne, sabrımın sonuna, bahtsızlığın doruğuna ulaştım… Aşk sanarak atıldığım serüvenlerde, ellere…
Sen Dahil…
Sen dahil insanlar, dünya ve hayat, kapı-duvar lal oldu. Duymadı çağrımı, isyanımı görüp, medet olmadı naçarlığıma… Adeta, haraç-mezat bedestene çıkartılıp, değil satılmak peşkeş çekildi duygularım, ömrüm ve öyküm .. Ne yerde ne gökteydim,…
Eski Duvarlara Bakıp, Sil Baştan İçiyorum. (Üç Şiir)
Taş Duvarların, Kapalı Kör Pencerelerin Bağrında… Tarih, insan ve sevgi kokan…Eskimeye yüz tutmuşluğun da hayata ve zamana direnen taş duvarda, demir kapı, kör pencerede…Derzde, tahtada, mıhta, sıvada ömürlerden izler asılı durur…Tarihin, zamanın bağrında…Rüzgar…
Güle Güle
Bugün seni hayal ettim, Ayrılık anı bir sesli çıkışını, kapıdan çıkıp gidişini! Gülümsemeni, kokunu, seni özledim! Gülümsedim belki de, özlemekte güzelmiş, Sevmek kadar! Seni hayal ettim bugün, Terk ediyorum bu şehri, bil istedim;…
Self-determinant
Birbirimizden dağınık ve habersiz anlamsız ve sersefil toslamıştık dünyaya günler yüzyıllara fermandı. muazzam bir çağdı yüzyıllar günlere hikâye idi. unutmamalısın. Yokuş aşağı inerdi yıldızlar avucuna ki Akdeniz o zamanlar mavi bir gökyüzüydü Nereidler…
Aşk Olur!
Elimi kolumu bağlayıp denize attı, bağırdı ardımdan: – Dikkat et derindir, boğulmayasın! Damlaların arasına saldı yüreğimi. Yaktı canımı, seslendi uzaktan: – Niyetin halis ise yağarsın yücelerden yüreğime! Derun-i derinden haykırdım: – Son cemre…
Zaman
Nasıl bir varlığın içindeyim… Sen ay parçası dönencem misin? Ateş parçası mı, benimle dans et, dokun bana, titreşim misin sen nasıl bir dokunuş bir yıldız oluşu musun sen… Farklı ben farklı rüzgar fırtına…
Dünya’nın İlk Yazarı “Ay Rahibesi” Enheduanna
Enheduanna (MÖ 2285 – MÖ 2250) Akad Kralı Sargon’un ve yüksek olasılıkla Kraliçe Tashlultum’un kızı. Tarihte bilinen ilk kadın şair ve yazar, hatta bazı kaynaklara göre ilk şair ve yazardır. Sümerlerin aşk tanrıçası…
Şiir-Makale-Hikaye-Roman
Oturup bir köşede geçen yılların anılarına bu gün yaşadıklarınızı ekler ve bulabildiğiniz bir konu varsa konuşmaya başlarsınız. Karşınızdaki kim olursa olsun bu konuşma karşılıklı düzeltme ve örnekler içerisinde boğulur ve kaybolur çoğunlukla… İçinizdeki…
İstanbul’dan Eskiler…
Selamun Aleyküm; Hamama doğru kamburu geçince on beş adım ilerde solda, tam girecek olurken hafif boyun kıvırsan sağa, omzunun üstünden bakıp Hasanpaşa’nın kokladıkça karnı doyuran simit/galeta kokusunu alırsın; aynı hızla dön doğrultusunda devam…


















