Bilinmez Kitap İçinde
Dünya var olalı beri zalimi de var içindeYoksulu çar naçar nur arıyor nur içindeAğustosta zemheriler yaşayan fukaramZemheride yanmada har var harın içinde Yetinir şükürler eder sabır tevekkül içindeKurtarana küfür eder sanır ki sevap…
İnsanlığın Irzına Geçmişliğinde
Zamanın behrinde bilinmezken hile-hurda.., Bölüşülürken ekmek ve üretim, hakça.., Gel zaman git zaman sonra, insanoğlu düşünce zora.., İnsanlık, masumiyet, sevgi, aşk ve barış çekilince dara.., Güçler ve kuvvetler ayrılığı çıkınca ortaya.., Zalim ezen..,…
Git Başımdan
Ben gidersem arkamdan kapanır kapıBelki bir tas su dökülürFazlasını zayi etmezler Ben gidersem ne güneş tutulurNe ay ters döner yüzünüYıldızlar bile gülerGezegenler söz etmezler Ben gidersem istediğim için gitmemYa birileri ister ya birileri…
Farkındasız Yürekler
YÜREĞİMİZİN VE RUHUMUZUN GÖRÜNMEYEN KELEPÇELERİ, YAŞAMA SEVİNCİ YİTİKLİĞİNDE YAŞADIĞIMIZ ENDİŞELER SARMALINDA, UFKUMUZUN KARA BULUTLARLA KAPLANIVERECEĞİ KORKUSUDUR. BU KORKU KOLUMUZU KANADIMIZI KIRIP, BİZİ ESİR ALDIKÇA GÖRÜNMEZ ZİNCİRLERLE KARAMSARLIĞA VE KARABASANLARA KÖLE OLUYORUZ. KENDİ BULANIKLIĞIMIZDAN…
VEDAT TÜRKALİ Anısına
Cihangirde bir evPenceresi önünde yeşil bir ağaçPençe yanında bir devUmurunda değil yarasınınVardım yanına sanki yıllardır tanışızKonuştu sanki beraber okumuşuzOysa o Samsun’dan ben Havza’danSamsun Havza Havza Samsuna bakıyorduÇocukluğunu döktü önüme Cihangirde bir evKızı Deniz…
Umut
“…olsun yaaa olsun, ne kadar derin olursa olsun.” “…bu kök mutlaka çıkacak!” “…derin olsun, olsun ki daha iri olsun, bu çocuklar karakış geldiğinde nasıl ısınır başka türlü.” Üç yıl olmuştu Kiraz’ı atının terkisine…
Hala, Ruhumda…!
Görünmezliğinde başında ötüp duran Kargayla kavga ediyordu, Ömrünün son deminde, mavişim… Zekaretle, ölüm arasındaki o daracık eşikte, Canın tatlılığında can vermenin tarifsiz gel-gitlerinde Dönenip dururken can havliyle yatağında. Sonra; Sustu karga ilelebet, Çıktı…
Açmazlar Manzumesi
Gerek kalabalıklardaki yalnızlıklarda, Gerekse de içsel yalnızlıklarımızda savruldukça Sığınacak liman Sığınacak liman aradıkça, İyiden iyiye yiten güven duygumuzun dürtüsüyle , Yine dönüp dolaşıp kendi içimize sığınmalara, Güveni burada aramalara, bulmalara, itiliyoruz. İşte, bu…
Sus İstanbul Sus
Bizde deli gibi sevda yok hepsi akıllandı, Sevda diz çöktü akıllandı, Deli sevda yok artık, Bak İstanbul bir sen suçlu bir de ben, İkimiz çektik bu sevdayı, Sen bana katlandın hep, Acılarımı naralarıma…
Kara Esaret
Esareti yaşadım, günlerce, Umudun içerisinde ezerek. Tek bir günü dahi yaşamadan, Özgür olduğum gün; durdu zaman Karanlıkla garanın karıştığı Kapkara bir yaşam içerisinde Bitmeyen acılardan dağ olmuş, Bir duygu kaldı bedenimde …
Hey Fani Dünya..
Hey fani dünya, Aşkı avunalım diye mi verdin, Azabı tadalım diye mi, Acıyı anlayalım yanalım diye mi, Acıdı yürek dinmiyor, Son nefes gibi tıkandı kaldı, Yüz kişi verseler tutmuyor yeri, Sevdim hissettim ben,…
Dön Desem
Dön desem geriyeDön!Semazen gibi değil,Ne Dünya ne AyKendine geçmişine Dön desem Dönebilir misin? Dönmek;Geriye dönmekKendine dönmekNe kadar zorHatta imkânsız! Dön desem kendine Ne kadar zor!Geri gerilerde kalalıGelemezler de Oysa dünya dönek!Ay dönüyorÇok insan…
Aşka Vakit Yok
Anladım Aşka vakit kalmamışO sebepten utangaç sevdalarBelki de eskidiDöküldü yüreklerde aşk kıpırtısı Sevdalar palaz ikenYuvalarından atıldılar Muhsin SALMAN, 07.10.2020
Güle Güle Adam Gibi Adam
(Kamer Genç’e) Çiçeklerin boynu bükükFenerler sönük kalacakSeni ancak adam olanlarDürüst olanlar anlayacakKazayı belayı bilerekKendine ederken davet“Netekim” paşaya bileEtmedin minnetİsteseydin her yerdeBir elin yağda diğeri baldaCennet satar cehennem alırdınDini siyasete etmedin aletŞimdi yine saldıracak…
Karmaşa
İçimde bir yerlerde ben varım, sevilesi neşeli. Belli belirsiz sesliliğim var Kendi özü kendi dünyası… Bir evrene sahip, girilmesi zor kapılar. Kendi değirmeni, kendi suyu var. Bir yerlerde içimde, ta derinde bir kış…
Sensin Anladım Sensin..
Yine hatalarım yine yanlışlarım, Yüreğimin kapısını tekmeliyor, Sıkılan cana ne iyi gelir, Açtım rakıyı başladım yudumlamaya, Düşündüm sevmek yetmiyor, Uğrunda ölmek yetmiyor, Acı çekmek hikaye, Yiyeceksin acıları kadehleri içeceksin, Haykıracaksın seni seviyorum diye…
Aliye Berger; İlkyaz Dalı…
Ressam, Türkiye’nin ilk kazıma ve oyma gravür sanatçılarından Aliye Berger, 24 Aralık 1903’te Şakir Paşa’nın 6. ve son çocuğu olarak Büyükada’da dünyaya gelir. Ressam Fahrünnisa Zeid ile Yazar Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın…
Canım Çekti
Canım çekti işte; şöyle mis gibi, odun ateşinde pişirilmiş bir kebap, yanında yine közlenmiş biber, soğan, domates, patlıcan derken, hayallerim, alevlerden geriye kalmış köz ateşinin içerisine patatesleri gömmeye kadar gitti. Durup dururken hüzünlendim,…
Ey İnsanlar
Şeytan bir gün soracak:Ey insanlar;Bu kadar taşı bana atacağınızaEvsizlere ev yapsaydınız,Daha çok sevaba nail olacaktınız! 04.03.2015 Bir Dağ Masalı şiir kitabımdan.
Kendini Ara
Geçince adın, dili-dudağı uçukluyor.Dönüyorsa insanlar, cin çarpmışa;Kaçıyorsa ağızların tadı, düşüyorsa yüzler hoşnutsuzlukla;Sen gitmeden, namın erişir erişmez fesatlık, kesatlık, musibetlik, gudubetlik başlıyor.Dedikodu, ayyuka çıkıyor!Anmak zorunda kalan senin adının yanı sıra, adeta alışkanlıkla ,şu kelamı…
Toprak Ana
Sularımız Toprak ananın memelerinden gelen taze keçi sütü idiSağılmaya hazırBiz oğlaklarıTıngır bakraç bile gerekmezdiGöğüslerine yumulunca Dolardı ağzımız Hayat bulurduk Hayat vardıSever sarmalardı Toprak anamız Muhsin Salman. 14.12.2020.
‘Bir Dağ Masalı’ Kitabımdan
ÇOCUKLU ŞİİR Elinde şişeyleNereden gelirsin çocuk?Ormanlar yağmada yangındaNeyine gülersin çocuk?Ekmek olsaydı elindeBerkin olurdun be çocukKafanı yorma boşunaKafanı kırarlar çocukKız isen yaşın fark etmez Diyanet demez bu çocukOğlansan cezaevleriİşkence zulüm var çocukBilyeler mezara girdiOyuncaklar…
Mangal Gibi Yürek İster…!
” – KURSAK, KAVURGASINI İSTER …! ” Dünün azı belleğimizde, çoğu gönlümüzde ve yadımızda kalan, alacalı-bulacalı yıllarından, doğadaki çiçekler misali serpilip günümüze erişen kadim sözlerle, güzelim dizeler ve ezgiler süsler insanın dünyasını …Hallerin…
Sarıklı Kılıç
SARIKLIM HARLAMIŞ Vay sarıklım geliyorHandan mı hamamdan mı?Tipi tipe benzemezDöneler zamandan mı?Sarıklımın sakalınaİp bağlayıp sallansam Kırılır mı dudakları Arada taş sallasam?Vay sarıklım esiyorArap’ın çölünden mi?İrin olmuş akıyorPisliği dilinden mi?Elinde ki kılıca Bakınır melül…
Ne Güzel Arkadaştık Seninle…
Keşke seninle başka bir yerde karşılaşsaydık, ama ama bu kalbin durağı olmasaydı! Misal: Bir kafede siparişini alan bir garson olsaydım, hem de hiç oralı olmasaydım: ”Başka bir arzunuz var mı?” dedikten sonra, siparişini…
İstanbullu Şair’den 4 Şiir ve 4 Güzel Şiirini Seslendirdiği Kayıtları
Herkes Mutlu Etmeye Geliyor.. Ben yalnızlığı seçtim yalnızım, Yalnızken yanlışlarımı buldum, Tek suçlu kim ben, Kimseye izin vermeseydim, Ne ben üzülürdüm, Ne de dost diye aldıklarım, Kendimi çekecek halim yok, Güya sevmişim, Af…
İstanbullu Şair’den 4 Şiir ve 3 Güzel Şiirini Seslendirdiği Kayıtları
Ben Karanlık Yürek.. Yüreğimden muhabbet çıkmıyor bu akşam, Feryatlar dize dize yürekte yas var, Hangi yürek dayanır bu çekiye, Neydi bu çile ne evde ışık ne yürekte, Ben karanlık yürek, Karanlık umutta yeşermedi,…
Güneşim Ol Benim
Güneşe direnen bir neslin çocuklarıyız. Ne zaman perdelerini çekse gökyüzüne ne zaman karanlığa boğup bizi, hasretine özlem çekmemizi istese, hiç aldırış etmeden toplaşırız, yaktığımız ateşin etrafına. Yayılan ışık, dans eden alevleri ve sıcaklığı…
İçine Dünyayı Sığdıran, Sen…!
Ne yapıp etsen hatta, olmadı ağzınla kuş tutsan bile …Bir türlü içine sığamadığın şu yorgun dünyayı …Ömrüne, hayatına, hatta gönlüne sığdıramamış olsan da …Çakır keyfiliğin dumanında, sınırlarını sonuna dek açtığın ruhunun, hayaller dünyasında…
Gelmedi O Sıra Bir Türlü!…
Çaresiz insanı, Nerde görsem üzülürüm, Bilirim saklar içinden geçenler sırrı olmuştur, Hatırlarım yoksulluğumu gözyaşlarımı, Kendime biçtiğim hayatı hep izledim, Çaresiz izledim, Yoksulluk çaldı kapıyı çaresizlik girdi, Şaşırdım kaçamadım, Ekmeğin özlemini çektim, Çok çektim…
Nefret!…
Bazen ismini yüzlerce kez söylediğin kişiyi, İsmini ağzına almak gelmez, Nefret saçarsın nefretin yüzüne vurur, Oysa adı ağzından düşmezdi, Nefret güçlü bir duygu olur, Biri çıkar öğretir, Güzel düz giden hayatını ters yüz…
Yaşasın Cumhuriyet Şiiri
Cumhuriyete ne gerek vardı… … Kaç kurban keserseniz kesin Kaç ton şeker dağıtırsanız dağıtın Kaç el öperseniz öpün Hiç biri bir Cumhuriyet kurmaya, bir devlet kurmaya yetmez… Cumhuriyet, bir ülkenin monarşik, teokratik barbar…
Yürek Saatleriniz
Meydanlarda ki o, tarih kokan saat kulelerindeki dahil, Dışarıdaki cümle saatler dursa; Hiç önemi yoktur, sizin yürek saatiniz çalıştığı sürece. Değil mi ki sizin ritmleri ahenkli sesler saçarak… Sineniz de güm güm sesler…
Bir Şiirdir Yaşamak
Bir şiirdir yaşamak Uyakları ile sınırlı Ve uyumludur bazen Bazen de özgürce akar Noktası virgülü olmadan Sonsuzluğa evrilir, kuralsız. İçinde buluruz yaşamı Tanımları ile çoğalır, Bütünleşiriz Dünyaya Yaşamı soluruz içinde. Yeniden doğacağı günleri…
Yürüyorum…
Bakıyorum da enkaza dönmüş içimin haneleri. Ne herkes gibiyim ne de kimse gibi Ne kendimim ne de başkası Kaybolmuşum içimin dar sokaklarında Durmadan yürüyorum patika yollarında Tepemde duran ay ve gecenin karanlık örtüsünden…
Yorgunsun Sen!
Herkes kadar sıradan Herkes kadar özel! Herhangi biri… Sen! Kaldır başını bak Yıldızlar kadar kalabalık gökyüzü kadar tek… Parçalanmış binlerce kırığın içinde Elleri ayakları kan revan… Acıdan kıvranan sen! Astigmat ruhların miyop kaybolmusluğunda…
Suça Ortaktır Susanlar!
Derdime vâkıf değil canan beni handan bilir Hakkı vardır şad olanlar herkesi şadan bilir Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil Çektiğim âlâmı bir ben birde Allah’ım bilir.” Fuzûlî… Bir haksızlık…
Diye Diye…!
Kol kırılır yen içinde kalır diye diye edildi, Hem hayatlarımızın hem de ağzımızın içine! Bir yanda zaman ve hayat hatta, kimilerine gör kader yada felek, Bir başka bakış açısıyla bakanımıza göre de Sözüm…
İlhan Kemal’e kısa bir değini
Genel algıda şair unutulur, şiiri irdelenir. İlhan’ı, İlhan’a, İlhanca… Zaman her şeyin tanığıdır ve insan kendini tanıklandıran’dır. Toprak, içinde zamanın yaşlarını saklarken, hayvanın – bitkinin tanık neyine! Ya da biz öyle düşünüyoruz.…
Şiir Dersi
geçip gitmiş günleri anasına el değmez dünyalığın tamamlamış, ötesi ahret işi kızı geç gelmiş çağların gül goncası her seviş yaprak desen ölürsün katlarca haydi çocuklar göz kapatın aşk yapacağız düş yolu, akıl…
Olabildiğince, Uzaktan Gitsin..!
Sessiz, açıktan hatta olabildiğince uzaktan gitsin..! Yanaşmasın, ” -İskele rampa, yapmasın.”, Durduk yerde Hayatın gam, dert ve yük gemileri… Ömrüm, bedenim ve ruhum ağzına dek tıklım, tıklım dolu… Henüz ambarım da boşaltılmayı bekleyenlerden…
O, Kula Kuldu; El-Etek Öpendi, Denilmesin..!
Herkes bakar, biri yada bir kaçı görür, insanların… Ta iliklerine dek hissederek ve adeta yaşayarak görmüşlüğünde… Fark eder, görünendekini, görünmeyeni… Uzanıp tutu vermek gibidir, sudaki hayat cevherini. Su ki nimetliğinde sunarken hem hayatı,…
Bendesin İlelebet, Şimdilerde Daima..!
Sen düşünce aklıma, ebedi ıraklığına inat, seni hissederim içimde, soluğum da… İçine işleyen güneş sıcaklığıyla çözülmüş buzlar gibi, canlanır yaşama sevincim ve çiçeğe durur yüreğim, aşkın ikliminde… İçimde biriken tutku ve isteri duyguları…
Bu Ayıplı Kentte…
Pembe neon ışıklarının, apansız sönmüşlüğünün, karaltılı izleri yadigar kaldı… Yorgun dünümden, kırık dökük bugünlerime. Hangi, sokağa girsem… Hangi, köşe bucağa dalsam… Dünüm, gölge olmuş benden önce eriyor oraya… Vesikalı kadın olmanın zorluğu ve…
Kadını Hakir Gören…
KADINI HAKİR GÖREN ..; Der, kadını hakir gören kimi kendini bilmezler, madrabaz,ukala hadsizler, kadına … ‘’ – Saçı uzun, aklı kısa … Elinin hamuruyla, er işine karışma ..! ‘’ Bilseler ki böyle iblisler,…
Işıma
fosforlu bir akşam üstümüzde sözlerin ablukası dağılır fakatsız, falansız, yanisiz bir sükut gerisi laf-ı güzaf… paramparça bellekler yurdu son ihtimaller mahkemesinde hiçbir masumiyet beraat ettirilmez. velhasıl yine de mahkum bir hece…
Anlatır…,
Çoğu kez, ” – Kapı duvar, pencere kör, diller lal, kulaklar sağır” , Hallerinin naçarlığını yaşarken insan … Yürüdükçe kendine, kendine … Açılır içindeki alemlerin, o, gizemli kapıları … Onu alıp götürmecesine, zamandaki…
Korona Virüsü – Çanakkale Zaferinin Yıl Dönümü
Korona virüsü Bu yazımı hazırlarken gerek ülkemizin, gerekse dünyanın gündeminde tek bir konu var; koronavirüs; Mesela uluslararası ilişkiler söz konusu olduğunda gerek yandaş olarak ifade edilen basınımızda gerek Laik, Cumhuriyetçi, Kemalist basında, çok…
Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Aklımın çalkantılarında, ruhumun gel-gitlerinde… Daha da önemlisi ve tehlikelisi, duygularımın ihanetinde… Gönül denen bu muammalar deryasının, çalkantılarından payıma düşenin, sen olmuşluğunda… Ben sana vurulup, kesildim… Sen aşkın lila alevlerinde, bir başkasına gönül vererek…
Hayyamizm
Ömer Hayyam, çağının neredeyse en bilgesiydi. Her alanda çok okuyup çok araştırma yaparmış ve sürekli kendisini geliştirmeye adamış. Okuduğu gibi de okutmayı da başarırmış. Dağarcığı çok genişmiş, dağarcığı genişledikçe de genişleterek de tarihe,…

















































