Deneme,  Güncel - Aktüalite,  Tarih,  Toplum

Osmanlı’dan Kalan Kirli Miras: Rüşvet (1)

Tarih, övünmek ya da yerinmek için okunmaz.
Tarih, geçmişte yaşanmışları öğrenmek için okunur.
Eğer geçmişte yaşanmış olayları siyasi, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla öğrenirsek, günümüzde yaşanan olayları daha iyi anlar, çok daha iyi değerlendiririz.

Günümüzde yaşanan “RÜŞVET” olayı, Türk halkının bilmediği, bugüne kadar hiç yaşamadığı bir olay değildir.
Türkler, Osmanlı döneminde yaklaşık 500 yıl boyunca; rüşvetçi kaymakamlar, valiler, askerler, bakanlar, başbakanlar ve hatta padişahlar tarafından yönetildiler.
Osmanlı üst düzey yöneticilerinin aldığı yüklü rüşvetlerin bedelini, yoksul Anadolu Türk halkı, ağır vergiler vererek ödedi.

Rüşvet, Osmanlı’dan kalan kirli bir mirastır.
Ayrıntıya girmeden, ana başlıklarıyla sizlere Osmanlı Devleti’nde yaşanmış rüşvetleri sunacağım.

Daha ikinci padişah Orhan Bey (1281–1362) zamanında, Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil Paşa rüşvet almaktaydı.

Padişah I. Bayezid (1360–1403) döneminde kadıların (yani yargıçların) rüşvetçiliği son derece artmış, artık rüşvetçilik Osmanlı Adalet Örgütü’ne girmiştir.
Rüşvet, kısa bir süre sonra olağanlaşmıştır.

Kanuni Sultan Süleyman’ın (1494–1566) son döneminde rüşvet, Osmanlı devlet mekanizmasının hemen her koluna egemen olmuştur.
Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümünden sonra artık rüşvet verilmeden hiçbir makam elde edilemiyor, devlet memurlukları artırma ile satılıyordu.

Bir Venedik devşirmesi olan Hasan Bey, 1577 yılında Cezayir’e tayin edilebilmek için, Vezir-i Âzam’a (Başbakan) 50 bin duka rüşvet vermiştir.

Devam edeceğiz…

Yılmaz Dikbaş
17 Aralık 2025, Çarşamba
0532 233 31 52

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir