Güncel - Aktüalite,  Siyaset,  Tarih,  Toplum

CHP’yi Amerika’ya Kimler Pazarladı

1950 yılından beri Washington’un eli CHP’nin içindedir.

CHP’nin bazı ünlü yöneticileri, 1950’li yıllardan beri gönüllü olarak Amerikan Büyükelçiliği ile sıkı temas içinde bulunmuşlar, hem partileri hem de ülkeleri hakkında çeşitli bilgileri Amerikalılara taşıyıp durmuşlardır.

Amerikan gizli istihbarat örgütü CIA, Ankara’daki elçiliği aracılığıyla CHP’yi 1950’li yıllardan beri hep yakından izlemiş, CHP içinde kendisine sadık kişiler bulmuş ve bunlardan elde ettiği bilgileri gizli raporlar hâlinde Amerikan başkanlarına sunmuştur.

Amerika ve Batı Avrupa ülkelerinde devletin gizli belgeleri sürelidir. Yani her gizli belgenin üzerinde kaç yıl sonra açılacağı yazılıdır. Örneğin 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl, 40 yıl gibi. Bu süreler doldukça gizli belgeler açılır ve halka sunulur. İsteyen herkes gidip bu belgeleri okuyabilir, hatta birer kopyalarını bile edinebilir.

Şimdi sizlere, gizlilik süresi dolup da açılmış olan CHP ile ilgili belgelerin bazılarını sunuyorum.

22 Ocak 1959’da CIA Başkanı Allen Dulles, ABD Başkanı Eisenhower’e Washington’da “Gizli” bir not verir. Gizli notun konusu CHP’dir. Raporda CHP’nin geçmişi anlatılmakta, “Ülke çapında yaygın bir örgütlenmeye ve büyük halk desteğine sahip olduğu” belirtilmektedir.

15 Mayıs 1959 tarihli Amerikan gizli belgesinde, Ankara’dan gönderilen yazının altına şöyle bir not düşülmüştür: “İnönü öldürülürse Türkiye’de ayaklanma olur.” Peki, ne tür senaryolar hazırlanmıştır da böylesine ürkütücü bir not düşme gereği duyulmuştur?

28 Nisan 1960’taki Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısında CIA Başkanı Allen Dulles, “İnönü’nün CHP’sinin, Demokrat Parti (DP) hükümeti tarafından giderek artan bir biçimde baskı altında tutulduğu”na dikkat çekmektedir. Amerikan yetkilileri, CHP ve İnönü hakkında fazla kuşkulu değildir. Ankara’dan Washington’a giden raporlarda İnönü’den genellikle övgüyle söz ediliyor.

6 Mayıs 1960 tarihli, Ankara’daki Amerikan Elçiliği’nden ABD Dışişleri Bakanlığı’na çekilen telgrafta şöyle denilmektedir: “Demokrat Parti hükümetinin Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu beni aradı, 45 dakika kadar konuştuk. Söyleşide, birçok vesileyle CHP’li Kasım Gülek’ten söz ettik. Zorlu, Gülek’in yalan yanlış haberler yaydığını ve bunun barış ve huzura katkıda bulunmadığını söyledi. Gülek’le son zamanlarda Elçilik’te değil, davetlerde karşılaştığımı ve hükümeti eleştirmediğini söyledim. Gülek’in CHP’nin en üst düzey kurulunda olup bitenden iyi haber alamadığı yolundaki hissiyatımı aktardım. Zorlu katıldığını söyledi ve Gülek’in bir süredir İnönü ile anlaşmazlık içinde olduğunu ve onun güvenini kazanamadığını belirtti. Zorlu, İnönü’nün Gülek’i genel sekreterlikten ayrılmadan önce kurban etmeye karar verdiğini belirtti.”

Ankara’daki Amerikan Büyükelçiliği’nden 10 Mayıs 1960 tarihinde Amerikan Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen özel telgrafta şu bilgiler verilmektedir. Konu, CHP’lilerin Amerikan Elçiliğindeki temasları: “Geçen hafta boyunca elçiliğimiz, CHP Araştırma Bürosu’nu temsil eden kişilerle ve CHP’nin düşüncesine önemli ölçüde yön verir görünen CHP milletvekilleriyle uzun söyleşilerde bulundu. 4 Mayıs’ta COŞKUN KIRCA etraflı bir söyleşi için elçiliğe geldi. Ve daha sonra CHP Genel Sekreteri İSMAİL AKSAL da geldi. Her ikisi geçen hafta da yeniden boy gösterdiler. Öte yandan elçilik, TURGUT YEĞENAĞA, BÜLENT ECEVİT ve TURHAN FEYZİOĞLU ile düzenli temasını kurdu. Coşkun Kırca, Türkiye’ye verilmesi düşünülen EKONOMİK YARDIMIN ASKIYA ALINMASINI İSTEDİ.”

Özellikle bu son “özel ve gizli” telgrafın üzerinde çok dikkatli durmalıyız.

Amerikan Büyükelçiliği’ne düzenli olarak gidip bilgi veren ve büyük bir ihtimalle talimatlar alan BÜLENT ECEVİT, o tarihlerde CHP’nin sadece bir milletvekilidir, yani hükümetin bir bakanı değil! Amerikan Büyükelçiliği ile hiçbir resmî ilişkisi yok! Ama o, kendi adına Amerikan Büyükelçiliği’ne gidip geliyor! Aynı durum diğer CHP milletvekilleri için de geçerli. CHP milletvekili COŞKUN KIRCA, salt siyasi hırsıyla olacak, Demokrat Parti iktidarına ekonomik yardım YAPILMAMASINI isteyecek kadar işi ileri götürebiliyor!

Değerli Dostlar,

Amerikan gizli belgelerine dayanarak yukarıda vermiş olduğum bilgiler, yalnız CHP’lileri değil, tüm yurtseverleri derinden sarsacak boyutlardadır.

Bu bilgileri bugüne kadar hiçbir yazar yazmadı, hiçbir yerde okumadınız!

Ancak sanmayınız ki, bu bilgileri sizlere bugün veriyorum!

Ben bu bilgileri, 25 Mayıs 2001 tarihinde, YANİ BUNDAN 25 YIL ÖNCE, Antalya yerel gazetesi Yeni İleri’de yazdım!

Değerli Dostlar,

ABD’ye “Gönüllü Uşak” olma yolunu, yukarıda adı geçen CHP’liler açtı: Sabetayist Coşkun Kırca, CHP Genel Sekreteri ve milletvekili İsmail Aksal, İngiltere eğitimli tekstil mühendisi Turgut Yeğenağa, “Nabza göre şerbetçi” Prof. Turhan Feyzioğlu ve Halkçı Karaoğlan Bülent Ecevit.

Onlardan sonra CHP’nin başına geçen Deniz Baykal, Erdal İnönü, Murat Karayalçın da hep aynı yolun yolcusu oldular. Yani ABD’ye temelden bağlı, bunun yanında Avrupa Birliği (AB) mandacısı oldular.

Gelelim günümüze.

CHP’nin eski-yeni genel başkanları Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel; ABD bağımlısı, AB mandacısı değil mi?

CHP’li seçmen, Türkiye’yi bu yapıda, bu karakterdeki siyasetçilerin mi kurtaracağını sanıyor?

Gerçeklerle yüzleşmenin zamanı çoktan geldi, geçmiyor mu?

Yılmaz Dikbaş
15 Haziran 2026, Pazartesi
0532 233 31 52

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir