Çin Bilgeliği ve Türklerde Erdem
Bir Çin atasözünü ölçü alacak olursak; Türklerin erdemi para kazanmak değildir, devlet kurmaktır.
“İki Türk bir araya gelirse, ne yapar?” sorusuna Çin halk bilgeliği “devlet kurarlar” diye yanıt vermiştir.
Buna göre Türklerin erdemi para kazanmak değil, devlet kurmaktır. Bu aslında son derece ilginç bir gözlemdir. Zira paranın geçerlilik kazanabilmesi için sonunda devlete ihtiyaç vardır. Demek ki antik Çin anlayışına göre devlet kurmak, paranın varlığını ve para kazanmayı hedef edinmeyi şart koşmayan bir erdemdir.
Fakat devlet kurma meselesini şimdilik bir tarafa bırakalım. Konumuz en azından doğrudan bu değildir.
Bazı Türk atasözlerine bakılacak olursa, Türklerde erdemin para kazanmak olmadığına dair Çin bilgeliğine ait kanaat sanki doğrulanır gibidir.
Zira bir Türk atasözüne göre “Akıl para ile satılmaz.” Eş deyişle bir erdem olarak akıllılık parayla elde edilebilecek bir şey değildir. Burada mutlak hedef olarak belirlenen akıldır ve akıl parayla elde edilemez.
Öyleyse, yaşam perspektifi olarak para ile akıl kıyaslandığında mutlak olan akıldır ve akıl satın alınabilecek, parayla elde edilebilecek bir şey değildir.
Bu durumda akıllılık şart koşulduğuna ve akıllılık parayla elde edilemediğine göre yaşamın kıstası ve ölçüsü para değil, akıldır.
Aklın elde edilmesi için gerekli araçlar bilinmektedir. Bunlar, en başta birer ahlaki değer olarak bilgiye, gerçeğe, kendimize ve başkalarına karşı dürüstlüktür; sonra mantık, felsefe ve bilimdir.
Prof. Dr. Doğan Göçmen


