Deneme,  Güncel - Aktüalite,  Toplum

İçimdeki Karanlık

Hiç uzatmaya gerek yok! İçimdeki karanlıktan kurtulmak için hep uzaklara doğru yolculuğa çıkıyorum. Bazen bir denizin kenarında, dalgalarda kendimi oyalarken maviliğe taş atıyorum. Bazen bir dağın yamacında, ahşap odalarda konaklıyorum. Son aylarda okuduğum kitapları yarı uykuda süzgeçten geçiriyorum… Yürüyüş anında önüme çıkan akarsuyun çamurunu avucumda ovalıyorum. Karlı gecelerde, gelen geçenin açtığı izlerin çok uzağından yeni patika açıyorum.

İçimde son on yılda oluşan curnatadan kaçarken, Granada’nın arka sokaklarında göğe yayılan gırnata sesine cümbüşü ekliyorum
Bazen yüreğimde ziller çalıyor!
Herhangi bir sevdaya özgü çağrışım gelmesin usunuza!
Sanırım bedenim kendini koruma altına alıyor; belki de bana uyarı gönderiyor!

Çocuk düşkünü, sapık piçlerin yönettiği dünyada gönenç ararken kendi karanlığımda boğuluyorum. Bangkok’un barakalı sokaklarında koşan çocukları, Akra’da kaldırımsız yolda plastik topun arkasında koşanların arasındaki, dil dışında örtüşen eşdeşliğe tanık olunca, bu dünyada “utanma” sözcüğünün olmadığını kabullendim!

İnsana özgü bütün duygularım göğüs kafesimden uçtu… Gitti!
Ne Marks,
ne Engel umurumda değil artık!
🤐

Ağız dolusu sövüyorum artık. Eskiden küfür edenleri kınardım oysa!
Neyse!

Başa dönüp William James, Sigmund Freud külliyatını okumam lazım…

Kuşlar uçuyor içimin karanlığında. Güney Amerika’nın ormanlarında, yaylalarında kendi senaryomun filmini çekiyorum. Kahve tarlalarında, kakao üretiminde alın teri akıtan bakır tenli kadınların kokusunu, her fincanda, ısırdığım çikolatada duyumsuyorum.

Cartagena, Parque Fernández Madrid Meydanı’nda sokak sanatçılarının gösterilerini izlemek için gece yarısı kendimi sokağa atıyorum.

Anıl Güven
24 Aralık 2025
Amsterdam

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir